karanlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
karanlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Nisan 2017 Cuma

Göreceksin

gökkuşağında gezinti yapacağız elinden tutup hayallerin
göz göze sohbet edeceğiz eleğimsağmalarla
yedi renkli halenin üstünde ümitleri, düşleri, tüm tepeleri koruyarak
çekilmeyeceğiz kenara / kafeslere / işlerimize yorulsak da
elemimiz, o azgın serüvenimiz savursa çağları hallaç gibi
yine de bir küheylan gibi bulutları süreceğiz

kanayan her coğrafyada bir sıcak el olacak ellerimiz
serin bir su gözyaşımız,
yüreğimiz sıcak bir güneş
yetim sofralarında çoğalacak aşımız
çocukların yüzünde gülümseme olacaktır sözlerimiz
ve bir meşale yarına, doğan güne, yeşeren umutlara
tutuşsa bile yetimlerin acısından ürkek başımız
kaçmak için yer arayacak yarasalar, kara dumanlar, fikir fahişeleri
Hira ‘ya dolan nurdan aldığımız hüzmelerle 
karanlığın hain defterini düreceğiz

Erciyes Dergisi, Sayı 471, Mart 2017

10 Ağustos 2014 Pazar

Filistin Zeytini

Meltemin gidip de dönmediği yerde;
İçinde bülbül ötüşünün olmadığı
Ve serçe sıçrayışlarının artık görülmediği
Geri gelmediği yerde,
Şimdi yabancıların oturduğu yerde,
Orada
Ve zamanın eskisinde
Ecdat zeytin ağaçları ekti,

O yeri ektiler
Yüzlerce, yüzlerce seneden
Ektiler onu
Zamanın hayli eskisinde.

Renkleri o yerin
Mübarek ağaçlara vurdu,
Kökü
O eski yerlerin derinliklerinde uzayana,
Renkleri,
Ülkelerden emdi güneşin ipekli ışıklarını
Renkleri onun
Vardı ve yok olmadı
Ve kalacak
Kırmızı
Yeşil
Esmer

Meltemin geri gelmediği
Ve şimdi yabancıların yaşadığı yerde
Yüksek durur zeytin ağaçları,
Hareket ederler öfkeyle.

Antika yer denir ya
Girer
Güçlükler beldesi şafağına

Ve nehirlerin açıklarında
Yayıldı ağacın hışırtısı, methi
Filistin ‘de
Tüm Filistin ‘de
Kükremeye dönüştü hışırtısı
Onun
Ve dallar,
Bütün dallar
Bir kanal oldu, yol oldu.

Orada
Ve o günün sabahında
Ufkunda eski yerin
Her nerde gelişirse zeytin ağaçları
Üç rengiyle
Üzerimize vurur sabah güneşi
Bize yansır,
Parlak,
Kuvvetli,
Üzgün,
Ve sert,
Bolluk içinde olur
Karanlığa bürünmüş ülkeleri

Vahdet, 1988
Kırağı, 1997

Orijinal Japoncası:  Şuhatşi Takatu
Arapçası:  Bekir Abdulmen'am Muhammed
Türkçesi:  Ahmet Yalçınkaya

23 Aralık 2012 Pazar

Bir patika bulduk

Bir insan gibi, kapalı günde,
güneşi unutan,-
ancak o parlar ve aydınlatır durmadan,-
böylece unutulabilir kederli günde seninki,
tekrar ve tekrar
sarsılmış, evet hayran kalmış hissetmek için,
bitmez tükenmez gibi her zaman
senin güneş ruhunun aydınlattığını
daima ve daima
biz karanlık
biz uzun yol gezginlerini.


Christian Morgenstern (1871-1914)
Almanca 'dan Çeviri: Ahmet Yalçınkaya
Eylül 2004 'de Anafilya 'da yayınlanmıştır