ben giderim yol bitmez gözlerim yorgun düşer
doğduğum toprak senden ayrılmak ne de zormuş
elifbayla başladı yolculuğum, özlemim
belli ki aşmalıyım çölleri üçer beşer
beni korkak sanmayın yurdumu terk ettiysem
mutlaka döneceğim olgun bir ikindide
yüreğini geride bırakan durgun olur
aldanmayın böyle bir akşamüstü gittiysem
sabırla büyütürüm ışığı yeni güne
bir kere özgürlüğün kanadından tuttum ya
şu coşkun hayallerim, gülüm, aşkım, kalemim
bilin ki son verecek karanlığın hükmüne
Ay Vakti, Sayı 8, Mayıs 2001
özgürlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
özgürlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Nisan 2016 Cumartesi
23 Aralık 2012 Pazar
Siyah Kadın
Çıplak kadın, siyah kadın
Hayat olan rengine bürünmüşsün, güzellik olan şekline giydirilmiş.Senin gölgende büyüdüm ben, ellerinin şirinliği bağladı gözlerimi
Ve işte yazın ve gün ortasının kalbinde,
Keşfediyorum seni vaat edilmiş toprak,
Yanık ve yüksek bir yakanın tepesinden.
Ve bir kartalın çabukluğu gibi, güzelliğin çarpar yüreğime
Çıplak kadın, esmer kadın
Sağlam ette olgun meyve, koyu coşkusu siyah şarabın
Ağzımı şair yapan ağız
Saf ufukların bozkırı, Batı rüzgarının tutkulu öpüşleri altında titreyen
savan
Oyulmuş tamtam, galibin parmakları arasında yakınan gergin tamtam
Ciddi ve ağır sesin senin
kutsal şarkısıdır sevgilinin
Siyah kadın, esmer kadın
Yararsız rüzgarların kırıştırmadığı yağ, atletin böğründeki durgun yağ,
Mali prensesinin böğründeki,
Kutsal bir bağla bağlı ceylan,
yıldız gibidir inciler cildinin gecesinde
Kendini sulayan tenini kemirir ruh oyunlarının hazzı ve yankısı altının
Tez geçer saçlarının gölgesinde,
çabucak geçer kederim gözlerinin en yakın güneşlerinde.
Çıplak kadın, siyah kadın
Şarkısını söylüyorum fani güzelliğinin, sonsuzlukta sabitlediğim şeklinin
Kıskanç bir yazgı küle dönüştürmeden, hayatın köklerini beslemek için.
Hayat olan rengine bürünmüşsün, güzellik olan şekline giydirilmiş.Senin gölgende büyüdüm ben, ellerinin şirinliği bağladı gözlerimi
Ve işte yazın ve gün ortasının kalbinde,
Keşfediyorum seni vaat edilmiş toprak,
Yanık ve yüksek bir yakanın tepesinden.
Ve bir kartalın çabukluğu gibi, güzelliğin çarpar yüreğime
Çıplak kadın, esmer kadın
Sağlam ette olgun meyve, koyu coşkusu siyah şarabın
Ağzımı şair yapan ağız
Saf ufukların bozkırı, Batı rüzgarının tutkulu öpüşleri altında titreyen
savan
Oyulmuş tamtam, galibin parmakları arasında yakınan gergin tamtam
Ciddi ve ağır sesin senin
kutsal şarkısıdır sevgilinin
Siyah kadın, esmer kadın
Yararsız rüzgarların kırıştırmadığı yağ, atletin böğründeki durgun yağ,
Mali prensesinin böğründeki,
Kutsal bir bağla bağlı ceylan,
yıldız gibidir inciler cildinin gecesinde
Kendini sulayan tenini kemirir ruh oyunlarının hazzı ve yankısı altının
Tez geçer saçlarının gölgesinde,
çabucak geçer kederim gözlerinin en yakın güneşlerinde.
Çıplak kadın, siyah kadın
Şarkısını söylüyorum fani güzelliğinin, sonsuzlukta sabitlediğim şeklinin
Kıskanç bir yazgı küle dönüştürmeden, hayatın köklerini beslemek için.
Léopold Sédar Senghor (1906-2001)
Fransızca 'dan Çeviri: Ahmet Yalçınkaya
2003 'de dergibi.com 'da yayınlanmıştır
Hatırla
Özgürlük nihayet
Ülkeyi dolaştığında
Mezarımı ziyaret etmeyi unutma
Ki tanıdık yollarda yürümek
Kırılmış zincirleri görmek
Önyargının yıkıldığını
Unutulmuş ziyanları
Bağışlanmış acıları
Görmek için
Kalkabilirim belki ayağa
Ve gözlerim tam olarak gördüğünde
Tüm bunları
Dolduğunda bu görünüşlerle
Korkudan kaçma benden
Ufalanıp toz olursam eğer yeniden
Uzun süre beklenen bir rüyanın
Beni huzura davet eden
Mutluluğu olacaktır o sadece
Ülkeyi en sonunda
Özgürlük dolaştığında işte
Don Mattera (1935 - )
İngilizce 'den Çeviri: Ahmet Yalçınkaya
2004 yılında dergibi.com 'da yayınlanmıştır
Ülkeyi dolaştığında
Mezarımı ziyaret etmeyi unutma
Ki tanıdık yollarda yürümek
Kırılmış zincirleri görmek
Önyargının yıkıldığını
Unutulmuş ziyanları
Bağışlanmış acıları
Görmek için
Kalkabilirim belki ayağa
Ve gözlerim tam olarak gördüğünde
Tüm bunları
Dolduğunda bu görünüşlerle
Korkudan kaçma benden
Ufalanıp toz olursam eğer yeniden
Uzun süre beklenen bir rüyanın
Beni huzura davet eden
Mutluluğu olacaktır o sadece
Ülkeyi en sonunda
Özgürlük dolaştığında işte
Don Mattera (1935 - )
İngilizce 'den Çeviri: Ahmet Yalçınkaya
2004 yılında dergibi.com 'da yayınlanmıştır
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)