12 Nisan 2022 Salı

Yaban Süseni / Louise Glück

Bir kapı vardı
acımın nihayetinde.
 
Sonuna kadar dinleyin beni: ölüm diye adlandırdığınızı
hatırlıyorum ben.
 
Üstte gürültüler, kımıldayan çamların dalları.
Sonra hiç bir şey. Halsiz güneş titredi
kuru yeryüzünde
 
Korkunç bir şeydir
bilinçli kalmak
kara toprakta gömülüyken.
 
Sonra her şey bitti: korktuğunuz, konuşamayan
bir ruh olmak,
geçti birden, hafifçe çöktü
sert toprak. Ve kuş sandıklarım
ok gibi fırladı odunsu çalılıklarda.
 
Öbür dünyadan bir geçit olduğunu
hatırlamayan sizler
tekrar konuşabildiğimi diyeceğim:
Bir ses bulmak için döner
unutulmaktan dönen ne varsa:
 
hayatımın merkezinden fışkırdı
büyük bir pınar, masmavi
gölgeler gök mavisi denizde.

İngilizce ‘den çeviren: Ahmet Yalçınkaya

Louise Elisabeth Glück, Amerikan şair ve yazarıdır. 1943 yılında New York ‘da doğdu. Sarah Lawrence College ve Columbia Üniversitesi ‘nde eğitim görmüşse de bu eğitimlerini tamamlamadı. Halen Massachusets Cambridge ‘de yaşamakta ve Yale Üniversitesi ‘nde öğretim görevlisi olarak ders vermektedir. Aldığı bir çok ödülün yanında 2020 Yılı Nobel Edebiyat Ödülü de kendisine verilmiştir. Glück şiirinin konu yelpazesi geniştir, yemekten hastalığa, alışverişten ot toplamaya, aşktan ayrılığa birçok konu görülebilir. Çeşitliğe rağmen şiirinin travmaya odaklandığı söylenir, ancak bir ümitsizlik değil yeniden başlama ve yenilenme ümidinin korunduğu bir şiirdir bu.

Şimdiye kadar Glück’ün 12 şiir kitabı ve önceki kitaplardan oluşan veya seçilmiş şiirlerin yer aldığı 2 şiir kitabı yayınlandı. Bunlardan ödül alanları (yayınlanma tarihleriyle birlikte), The Triumph of Achilles (Aşil’in Zaferi, 1985), Ararat (Ağrı Dağı, 1990), The Wild Iris (Vahşi Süsen, 1992), Vita Nova (Yeni Hayat, 1999), Averno (Averno, 2006), Poems: 1962-2012 (Şiirler:1962-2012, 2012) ve Faithful and Virtuous Night (Sadık ve Erdemli Gece, 2014) isimli kitaplarıdır. Şairin ayrıca birisi ödül alan 2 deneme kitabıyla 2 tane de uzun şiir broşür kitabı bulunmaktadır.

Dergizan.com, 27.03.2022

Şiir

Arzı nefes nefes kuşatan ışık,
Sözcüklerin hasret yüklü bestesi
Hisler ötesinde dolaşan çığlık
Mevsimlerin sesi, çağların sesi.
 
Doğdun maveradan sözün gönlüne,
Görürüm ki harfler sadık bineğin…
Karanlıklar söner haykırsan güne
Ey bilge hatibi kutlu dileğin!
 
Aklım sürgündeyken bir dağ seç bana
Yıldızları topla ellerime ver!
Bin ahenk kuşunun kanatlarına,
Ya gel ya tasından iksirler gönder!

Mor Taka, Sayı 28, Ocak-Şubat 2022, S. 153

18 Mart 2022 Cuma

 Nadwah dergisinin Mart 2022 sayısını

Nadwah No 14 March 2022

adresinden veya resmin üzerine tıklayarak okuyabilir, isterseniz indirebilirsiniz.




25 Ağustos 2021 Çarşamba

2008 yılında 2.Baskısı yayınlanan

"Poems of the Night" şimdi de

Kindle versiyonu ile amazon.com 'da


Ahmet Yalçınkaya 'nın "Poems of the Night" şiir antolojisinin Kindle elektronik versiyonu şimdi  amazon.com 'da. Adrese gitmek için resim üzerine tıklayabilirsiniz.

After the 2nd edition of Ahmet Yalcinkaya 's anthology "Poems of the Night" published in 2008, now the Kindle edition of it is available at amazon.com. Who reads English poems and wants to see samples of modern American, English and Australian poetry can visit the address Poems Of the Night Kindle

A. Edip Yazar 



23 Ağustos 2021 Pazartesi

 Nadwah dergisinin Nisan 2021 sayısını şu adreslerden veya resmin üzerine tıklayarak okuyabilir ve indirebilirsiniz.

 Nadwah April 2021 Website

5 Ağustos 2021 Perşembe

Makas

zamanı kesmekte sır verir gibi
ruhunu arayan şu ikiz köle;
toprağında hüküm süren perinin
elleri ne kadar benzer ki güle,
efsundan kaçamaz kesilen bile…

sabah bunca yorgun akşam sancılı,
kesmeye adanmış fani hayat bu;
irade parmağa geçmiş ya hatır
perinin elinde pusat kokusu,
köle memnun; bitmez gaflet uykusu!

Dergizan, 28.02.2021


1 Nisan 2021 Perşembe

Bulutlu Ümitler

Uzak durmalı her şey.

O kadar ki bulutlar ve yağmur uzanamasın kartalların bildiklerine. Saatlerin bu inceliği dünyanın terk ettiğini gösteriyor. Dünya…

Yaşamasını unutmuş.

Gülün ağlayışı ateşteki düşünceyi bile korkutuyor. Her şiirin üstünde bir günün yaklaşmakta olduğunu göremeyişimiz affedilmez.

Hayır!

Affedilmez bir hatanın büyüğü de küçüğü de gözlerin kapanmasına sebep olabilir. Gün gelmeden neler doğmaz ki; perdeler altında saklı denizlerin sevimli olduğu gibi görünmeyen çağlayanların en az yollar kadar hasret yaralayabildiği de gerçektir.

…….

Tehlikeleri çağırmalıyım.

Sırlarımı saklamak için kötü yabancıların bitmeyen harikalar sunması gerekmez ya.

Bağlanacağım çok şey var daha. Seyahatlere çıkmamamın neler getireceğini bilseydim zaten, çiçeklerin gönlüne düşmek hiçti. Hiç…

Birer birer öldürülen romanların çok fazla olduğunu söylemek zorundayım. Sevindirecek hiçbir gecenin kalmaması ufukta parlayan ışığın kanına dokunmayı yasaklamak demektir. Böylece, beyinlere tokmak gibi vuran kumsalların gözlerde yıkılmasının az önce olduğunu söylemek de mümkün.

Bizlere yemin eden son yaramız olmazdı yoksa.

………

Ellerimizdeki sıyrıkların yüzünden…

Hep dünyaya dağılan o sıyrıklar sebep oldu. O sıyrıkların yüzünden kızmıştı aslanlar.

Ne geçen zaman, ne yeni yaralar.

Hep o sıyrıklar.

Aklın alamayacağı kadar sayının içinden bir tane seçmem lazım artık. Kimseye güzel şeyler fısıldayacak dudak bulunmaz ki bu zamanda. Her gün beş vakit temizlenmenin ötesinde bir çare yok. Devrilmeyi beklemeden önce, kaburgalarımın durmasını ya da duruma hazır olmasını istemeliyim ki ben hazır olayım.

Günde beş defa iki misli yıkanmanın zarureti kulaklarımda hoş bir melodi gibi yankılanıyor.

Bir melodi ki billûr mu billûr.

Bir melodi ki racîm olandan uzak, nurlu bir sabahın akisleri gibi taze…

Ve ferahlatıcı.


22 Ocak 2021 Cuma

Ç ı k t ı ! . .

Ahmet Yalçınkaya 'nın yeni şiir kitabı

gün batarken heybemde

Bengisu yayınlarından çıktı...


adresinden veya resmin üzerine tıklayarak temin edilebilir.