Nadwah dergisinin Mart 2025 sayısını
adresinden veya resmin üzerine tıklayarak okuyabilir, isterseniz indirebilirsiniz.
Bakışın özlemim düşün hayalim
Gül yapraklarında okşarım
seni
Gündüz güneşimsen gece
hilalim
Tuvale nakşolmuş bir peri
gibi
Resmine baktıkça tutarsın
beni
Ey suyun sahibi, rengin
sahibi
Elinde bir yumak olsam sadece
Yuvarlanıp tutsam güzel
gölgeni
Nurun ne yücedir gönlün ne
yüce
İşte bu yüzdendir güle
benzemen
Bu yüzden dokunma, yakma
köleni
Rüyamda bir sade kapı aç
hemen
Gül yapraklarında okşarım
seni
Ne dokunur ne dokunmazdır halim
Gün Batarken Heybemde, Bengisu Yayınları, 2021
İsterim
kurban olsam yürüdüğün yollara,
Bir
nazarın yetişir nice dağlar aşarım.
Sinemde
kirpiğinden kalan onulmaz yara
Sorgular
varlığımı volkan olur taşarım…
Dolanırım
çölleri sevdalı rüzgâr gibi,
Yağmurları
toplarım gökten ahu zar gibi,
Kendimdendir
ateşin; sana tutkun, nar gibi,
Hayalin
nerde parlar o tarafa koşarım.
Daha
güzel bir ahu görmedim, beni vursan,
Hasretinle
kuşatıp dil közünde kavursan,
Kul
eylesen kapında, uzaklara savursan
Kuralsız
bir deliyim yine sende yaşarım.
Dergizan, 31.05.2022
İngilizce
‘den çeviren: Ahmet Yalçınkaya
Louise Elisabeth Glück, Amerikan şair ve yazarıdır. 1943 yılında New York ‘da doğdu. Sarah Lawrence College ve Columbia Üniversitesi ‘nde eğitim görmüşse de bu eğitimlerini tamamlamadı. Halen Massachusets Cambridge ‘de yaşamakta ve Yale Üniversitesi ‘nde öğretim görevlisi olarak ders vermektedir. Aldığı bir çok ödülün yanında 2020 Yılı Nobel Edebiyat Ödülü de kendisine verilmiştir. Glück şiirinin konu yelpazesi geniştir, yemekten hastalığa, alışverişten ot toplamaya, aşktan ayrılığa birçok konu görülebilir. Çeşitliğe rağmen şiirinin travmaya odaklandığı söylenir, ancak bir ümitsizlik değil yeniden başlama ve yenilenme ümidinin korunduğu bir şiirdir bu.
Şimdiye kadar Glück’ün 12 şiir kitabı ve önceki kitaplardan oluşan veya seçilmiş şiirlerin yer aldığı 2 şiir kitabı yayınlandı. Bunlardan ödül alanları (yayınlanma tarihleriyle birlikte), The Triumph of Achilles (Aşil’in Zaferi, 1985), Ararat (Ağrı Dağı, 1990), The Wild Iris (Vahşi Süsen, 1992), Vita Nova (Yeni Hayat, 1999), Averno (Averno, 2006), Poems: 1962-2012 (Şiirler:1962-2012, 2012) ve Faithful and Virtuous Night (Sadık ve Erdemli Gece, 2014) isimli kitaplarıdır. Şairin ayrıca birisi ödül alan 2 deneme kitabıyla 2 tane de uzun şiir broşür kitabı bulunmaktadır.2008 yılında 2.Baskısı yayınlanan
"Poems of the Night" şimdi de
Kindle versiyonu ile amazon.com 'da
After the 2nd edition of Ahmet Yalcinkaya 's anthology "Poems of the Night" published in 2008, now the Kindle edition of it is available at amazon.com. Who reads English poems and wants to see samples of modern American, English and Australian poetry can visit the address Poems Of the Night Kindle
A. Edip Yazar
zamanı kesmekte sır verir gibi
ruhunu arayan şu ikiz köle;
toprağında hüküm süren perinin
elleri ne kadar benzer ki güle,
efsundan kaçamaz kesilen bile…
sabah bunca yorgun
akşam sancılı,
kesmeye adanmış fani hayat bu;
irade parmağa geçmiş ya hatır
perinin elinde pusat kokusu,
köle memnun; bitmez gaflet uykusu!
Dergizan, 28.02.2021
Uzak durmalı her şey.
O kadar ki bulutlar ve yağmur uzanamasın kartalların bildiklerine. Saatlerin bu inceliği dünyanın terk ettiğini gösteriyor. Dünya…
Yaşamasını unutmuş.
Gülün ağlayışı ateşteki düşünceyi bile korkutuyor. Her şiirin üstünde bir günün yaklaşmakta olduğunu göremeyişimiz affedilmez.
Hayır!
Affedilmez bir hatanın büyüğü de küçüğü de gözlerin kapanmasına sebep olabilir. Gün gelmeden neler doğmaz ki; perdeler altında saklı denizlerin sevimli olduğu gibi görünmeyen çağlayanların en az yollar kadar hasret yaralayabildiği de gerçektir.
…….
Tehlikeleri çağırmalıyım.
Sırlarımı saklamak için kötü yabancıların bitmeyen harikalar sunması gerekmez ya.
Bağlanacağım çok şey var daha. Seyahatlere çıkmamamın neler getireceğini bilseydim zaten, çiçeklerin gönlüne düşmek hiçti. Hiç…
Birer birer öldürülen romanların çok fazla olduğunu söylemek zorundayım. Sevindirecek hiçbir gecenin kalmaması ufukta parlayan ışığın kanına dokunmayı yasaklamak demektir. Böylece, beyinlere tokmak gibi vuran kumsalların gözlerde yıkılmasının az önce olduğunu söylemek de mümkün.
Bizlere yemin eden son yaramız
olmazdı yoksa.
………
Ellerimizdeki sıyrıkların yüzünden…
Hep dünyaya dağılan o sıyrıklar sebep oldu. O sıyrıkların yüzünden kızmıştı aslanlar.
Ne geçen zaman, ne yeni yaralar.
Hep o sıyrıklar.
Aklın alamayacağı kadar sayının içinden bir tane seçmem lazım artık. Kimseye güzel şeyler fısıldayacak dudak bulunmaz ki bu zamanda. Her gün beş vakit temizlenmenin ötesinde bir çare yok. Devrilmeyi beklemeden önce, kaburgalarımın durmasını ya da duruma hazır olmasını istemeliyim ki ben hazır olayım.
Günde beş defa iki misli yıkanmanın zarureti kulaklarımda hoş bir melodi gibi yankılanıyor.
Bir melodi ki billûr mu billûr.
Bir melodi ki racîm olandan uzak, nurlu bir sabahın akisleri gibi taze…
Ve ferahlatıcı.
Ahmet Yalçınkaya 'nın yeni şiir kitabı
gün batarken heybemde
Bengisu yayınlarından çıktı...